10/02/2019 Eğitimler, Mühendislik

Günümüz Girişimcileri Ne İstiyor?

Her girişimin biraz desteğe ihtiyacı olabilir. Bu destek bazen tecrübeli birinin bilgisinden faydalanmakken bazen de maddi açıdan bir yardım söz konusu olabilir. Her girişimcinin farklı bir ihtiyacı olabilir. Önemli olan iyi bir fikir, fikrine inanan bir girişimci ve girişimcinin desteklendiği bir sistemin olması… Tofaş’ın farklı departmanlarında uzun yıllar yönetici pozisyonlarında bulunan ve üniversitelerde ders veren Dr. İsmail DURGUN ile mentorlük ve girişimcileri bugün bekleyen fırsatlar üzerine yaptığımız keyifli sohbetle sizlerleyiz.

Bize kendinizden bahseder misiniz, İsmail DURGUN kimdir?
Bursalı makine mühendisi bir çalışan diyelim. Doktoram dahil tüm eğitim hayatım Bursa’da geçti. Sadece yüksek lisans için İstanbul Teknik Üniversitesin- de bulundum. Uludağ Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak iş hayatıma başladım, sonrasında da Tofaş̧’ta yaklaşık 25 yıl görev yaptım. 2018 Nisan ayında da emekli oldum. Bir süre Butekom’da Kompozit Mükemmeliyet Merkezi sorumluluğunda bulundum. Şimdi ise kendi kurduğum şirketim ile eğitim ve danışmanlık alanında firmalara hizmetler veriyorum.

Tofaş’taki göreviniz neydi?

Tofaş’ta metot mühendisi olarak çalışmaya başladım ve yaklaşık 19 yılımı da AR-GE bolümünde geçirdim. Prototip araç̧ üretim yöneticiliği, araç̧ gövdesi tasarım yöneticiliği ve AR-GE merkezi yöneticiliği olmak üzere değişik alanlarda görev yaptım.

Sizce mentor nedir ve bir mentorde olması gereken nitelikler nedir? Mentorlük yapılabilinecek bilgi yılların birikimiyle oluşur. Bu nedenle mentorleri teorik bilgileri yanında hayat ve iş tecrübeleri oluşmuş̧ kişiler olarak tanımlıyorum. Ama en önemlisi hayat boyunca öğrendiği bilgileri yeni bir işe başlayacak girişimciye aktarma heyecanı duymak ve girişimcinin başarısını kendi başarısı olarak görmek gerekir.

Kendi tecrübelerinizden yola çıkarak bir mentor girişimcilere nasıl katkı sağlar?

Kendi hayatıma baktığımda aslında keşke bize de yol gösteren mentorlük yapan kişiler olsaydı diye düşünüyorum. Herkesin geçtiği yollardan sen de düşerek geçmek zorunda kalıyorsun. Düşmeden geçebilmek, daha az zararla sıkıntıları atlatabilmek için mentorlere ihtiyaç̧ var. Bu geçen zamana baktığımızda mentor desteği alan kişiler için oldukça faydalı olduğumuzu düşünüyorum. İş hayatında geri bildirim almadığımızda bazı olguların bilinmediğini, fark edilmediğini düşünü- yorsunuz. Fakat geri bildirim aldığımızda fark ediyorsunuz ki aslında sizin, kimsenin bilmediğini düşündüğünüz alanlardaki eksiklerinizi görüyorsunuz. Mentorün, gir- şimciye sağladığı en değerli katkı da budur.

Bir girişimcinin başarılı olacağını gös- teren karakter özellikleri nelerdir?

Bence en önemli olması gereken özellik işi sonuca ulaştırma isteği. Yani önce- likle fikre kendisi ciddi olarak inanmalı. İşi destek alırsam yapacağım diyen girişimcinin işi sonuna kadar götürebilmesi oldukça zor. Tek başına da olsa, yani herhangi bir destek bulamamışsa da kafasına koyduğu işi mutlaka hayata geçirmek isteyen girişimcilerin başarıya daha yakın olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir destek mekanizmasından destek alamasa bir başkasına başvuruyor olmadı iş fikrine para koyabilecek bir girişimci arıyor.

Türkiye’deki oluşan girişimcilik eko- sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye’de aslında çok fazla girişimciye destek olan kurum var. Bazen kişiler soruyorlar hangi desteğe başvuralım diye. Kişinin yapmak istediği alana göre, yeni bir teknoloji için farklı, bir iş yeri açacaksanız farklı, yurt dışına ihracat yapacaksanız farklı. Devlet aslında iş yapmak, üretim yapmak, katma değer oluşturmak için her alanda destek oluyor. Yeter ki bu desteklerden haberdar olun bu desteklerden faydalanmak isteyin. Devletin sağlamış̧ olduğu desteklerin tamamının kullanılamadığını düşünüyorum. Devlet bir bütçe ayırıyor ama o bütçeyi kullanacak kadar kaliteli proje önerisi gelmiyor. İyi proje önerileri olanlarda maalesef yeter- ince bu desteklerden haberdar değiller. Oysa ekosistem girişimciler için her zamankinden daha uygun. Burada yapılması gereken uzun yıllardır devlet desteği olmasına rağmen yaygınlaşmayan girişimci insanların bir araya gelebileceği ortak alanların eksikliklerini gidermek olacaktır. Teknoparklar belki bunlar için kurulmuş̧ ama bunun dışında da in- sanların bir arada bulunduğu farklı yerlerde de yapmak lazım. İstanbul’da bununla ilgili örnekler var ama diğer şehirlerde de olmalı. Çünkü̈ girişimciler birbirlerinden etkilenerek birbirlerinin enerjilerinden ya da işlerinden faydalanarak daha güzel, daha büyük işler çıkartabilirler. Böyle bir ortam oluşturulması en azından İstanbul dışındaki şehirlerde de güzel olacaktır.

Az önce devlet desteğinden bahsetti- niz. Günümüzde girişimcilere verilen destekleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut durumda bir fikriniz varsa destekler hazır. Desteklerle ilgili olarak unutulmaması gereken noktalardan birisi işin başlangıcında girişimciye bir miktar ön ödeme yapılmış̧ olsa bile, mal- iyetin büyük çoğunluğunu önce kendi kaynakları ile gerçekleştirilmesi sonrasında destek mekanizmasından alması gerekiyor. Bu da normal. Çünkü yanlış̧ kullanımların önüne geçme yanında girişimcinin kendi işi için uğraşması ve riskleri üslenmesi gerekiyor. Eğer kişi kendi kaynaklarını harcama konusunda tereddüt duyuyor ise destek olan kurumun bu projeye katkı koyması zor olacaktır. Fakat harcama sonrasında kısa sürede girişimcinin ödemesini almasının önemi de unutulmamalıdır. Özet olarak sizin özellikle ithal ikamesi, ihracat im- kânı ve yeni bir teknoloji konusunda bir fikriniz var ve bu fikri hayata geçirmek istiyorsanız size bu konuda destek olacak çok sayıda devlet kuruluşu var. BEBKA destekleri de bunlardan birisidir.

TechUP’ın Bursa ayağında mentor ola- rak görev aldınız. Program hakkındaki düşünceleriniz neler?

Aslında kendi imkanları veya devlet destekleri ile bir yere kadar geliyor şir- ketler. Ürün veya hizmet üretiyorlar ama satışta, müşteri bulmada, ürünü doğru konumlandırmada, ürüne ekleyecekleri küçük özelliklerin neler olduğu konu- sunda hala desteğe ihtiyacı olabiliyor. Belki başlangıçta yaptıkları öngörüleri revize etmek ihtiyacı duyuyorlar. Bir kıvılcıma, birilerinin yol göstermesi, birilerinin elinizden tutup bak bu ürün burada bu özellikleri ile satılabilir dem- esi gerekiyor. Bunun için bence güzel bir ortam oluşturdu TechUP. Yani ürünler ortaya çıkmış, bunları buralarda değer- lendirebilirsin, şu kişilerin görüşlerini eklemelisin, ürünü tanıtırken bunları ön plana çıkarmalısın dendiğinde girişimcilerin gözlerindeki ışıltıyı görmeniz gerekirdi. TechUP programı katılımcılara bir can suyu oldu diyebilirim.

Bu tür hızlandırıcı programların girişimcilik ekosistemine katkısı sizce nasıldır?

Eğer ürünü zamanında piyasaya çıkaramazsanız belki de başarısız ola- biliyorsunuz. Bu yüzden girişimcinin iş fikrini prototipten satılabilir ürüne dönüştürdükten sonra da hala desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Çünkü başlangıçtaki öngörü ile ürünün piyasaya çıkıp satılmaya başlandığı zamandaki gerçekler birbirinden farklı olabiliyor. O dönemde de mentorlük sistemi ile bu girişimcilere destek olup o ürünü satmasını sağlayabilirsek şirketler ayakta kalacaktır. Aksi takdirde girişimciler uğraşacak, belli bir aşamaya gelecek ama bir kısmı devam edemeyecek. En azından bu şirketlerin büyük oranda yaşaması için böyle bir desteğe ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum.

Hem bir mühendis olarak ve hem de bu işlerde uzun yıllara dayanan bilgi birikiminizi ele aldığınızda, bu sektöre 20 yaşında bir genç olarak başlasay- dınız neyin üstüne düşerdiniz, en çok neyi yapmak isterdiniz, yeni bir girişimci olarak en çok neye kafa yormak isterdiniz?

Bugünkü̈ genç̧ arkadaşları çok daha şanslı görüyorum aslında. Üniversite- lerin birçoğunda kulüpler var. Yeter ki ilgi duyan birkaç̧ öğrenci olsun birleşip kulüp kurabiliyorlar ve buralara destekler bularak da gerek ülkemizde gerekse yurt dışında yarışmalara katılırken bir nebze aslında mühendisliğin, girişimciliğin neler olduğunu görüyorlar. Yıllar önce hatırlıyorum bu kulüplerden birisi için maddi destek arayan öğrenci arkadaşlardan geldiler kurmuş̧ oldukları kulüpler için sponsorluk desteği arıyorlardı. Yaptıkları sunuşları düşündüğümde çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Kendin ne yapardın derseniz öğrencilik dönemimde fiziki bir ürün ortaya koyacak bir kulüpte yer almak isterdin esasen. Bizim kuşağımızın büyük bir kısmının dünyanın bu kadar hızlı değiştiğini fark edemediğini düşünüyorum. Bugün internet sayesinde dünyanın öbür ucunda neler yapılıyor görebiliyoruz. Bu da bizde yeni fikirlerin oluşmasına neden oluyor.

Dünyanın bu hızlı değişimi karşısında bizim ilgileneceğimiz, ürün haline getireceğimiz, çalışacağımız alanların da bir süre sonra değişeceğini öngörmek ve ona göre planlamalar içerisinde olmak gerekli. Bugün videolarını internet ortamında gördüğümüz prototiplerin hayatımıza girmesinin çok yakın olduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle kulüplerde yer almak dışında makine mühendislik eğitimimden sonra yüksek lisansımı farklı bir mühendislik dalında mesela elektrik elektronik mühendisliğinde yapmak isterdim. Tek bir alanda gelişmek önemli fakat diğer alanlarda da bilgi sahibi olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Ben bugünkü girişimciler içerisinde programlama, elektrik ve elektronik alanlarında çalışanların daha başarılı olacaklarını düşünenlerdenim.

Share: